İstanbul’da Yeşilay Sepetçiler Kasrı’nda, 20 yıl tecrübesiyle bir gazeteci olarak bu etkinliği rapor ediyorum. Marmara Üniversitesi, Oslo Belediyesi ve Hamburg-Eppendorf Üniversitesi’nin ortaklığıyla yürütülen ‘Göçmen Gençlere Yönelik Bağımlılık Önleme Modeli Geliştirme Projesi’nin kapanış toplantısı gerçekleşti. İki yıl süren uluslararası iş birliği kapsamında geliştirilen bağımlılık önleme modeli, eğitim modülleri ve dijital platform kamuoyuyla paylaşıldı. Programda Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcıları Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu ve Sümeyye Ceylan, Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli ile Yeşilay Yönetim Kurulu ve Bilim Kurulu Üyeleri katıldı.
Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu’nun açılış konuşmasında, ‘Bizim çalışmalarımız hayata dokunan gerçek bir sorunla ilgili çalışmalar’ dedi. ‘Afetler, savaşlar ve göç, insanın hayatını bir daha eskisi gibi olmayacak şekilde değiştiren olaylardır. Son yıllarda ülkemizde çok sayıda göçmene ev sahipliği yaptık. Göçmenlik hem göç edenler hem de ev sahibi toplum hem de çocuklar için zor bir süreç. Afetlerin, göçün ve savaşların bağımlılık risklerini artırabildiğini biliyoruz. Biz bugün burada bu soruna çözüm üretmek için bulunuyoruz’ şeklinde konuştu. Güllüoğlu, bağımlılıkların artışını vurgularken ‘Bazı konular tek bir kurumun altından kalkabilir değil, bu yüzden ortaklık çok önemli’ dedi. …
Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli, Yeşilay’ın öğrencilere yönelik çalışmalarının çocukların çok boyutlu gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirtti. ‘Farklı kurumların bilgi ve deneyimlerinden istifade etmek son derece kıymetli,’ diye ekledi. ‘Hayat çeşitli zorluklarla ve sınamalarla dolu. Özellikle gençlik döneminde edinilen deneyimler, gençlerin geleceklerini inşa ederken karşılarına çıkan güçlüklerle başa çıkmalarına yardımcı oluyor. Göç gibi zor bir durumla karşı karşıya kalan kişilerin bağımlılık risklerine daha açık olabileceğini biliyoruz’ dedi. Demirli, ‘İnsanları risklerden uzaklaştıran, sahip oldukları değerler ve geliştirdikleri muhakeme yeteneğidir. Arkadaşlık ilişkileri güçlü olan ve kendisini ait hisseden çocuklar bağımlılık risklerine karşı daha dirençli oluyor’ şeklinde konuştu. …
Program, proje ortaklarının sunumları, göçmen gençlerin deneyimlerini aktardığı “Göçmen Gençlerin Sesleri” oturumu ve dijital deneyim alanının ardından gerçekleştirilen kapanış konseriyle sona erdi. Toplantıda, iki yıllık işbirliğinin sonuna geldiği bu etkinlikte katılımcılar, modelin eğitim modüllerini ve dijital platformu tanıttı. Yeşilay’ın genel merkezinde, Sepetçiler Kasrı’nda kurulan kafe ortamında, gençlere yönelik eğitim modüllerinin akışını gösteren interaktif sunumlar yapıldı. Katılımcılar, modelin uygulanabilirliğini ve sürdürülebilirliğini tartışırken, göçmen gençlerin sesleriyle dolu oturumda, göç sürecinin gençler üzerindeki psikolojik etkileri ele alındı. …
Kapanış konserinde ise Yeşilay yönetim kurulu, bilim kurulu üyeleri ve konuklar, göçmen gençlere destek olmak için bir araya geldiklerini vurguladı. Konser, gençlerin seslerini duymak ve onları cesaretlendirmek amacıyla düzenlendi. Ekranda, ‘Bağımlılığa karşı birlikte yürüyelim’ sloganı belirdi. Şarkılar eşliğinde, katılımcılar bir araya gelip, geleceğe dair umut dolu bir mesaj vererek etkinliği tamamladı. …
Gelişmelerin devam ettiğini izleyenler, ‘Bakalım bundan sonra göçmen gençlerin bağımlılığa karşı bu model ne kadar etkili olur?’ diye merak ediyor. Yeni modelin uygulanma sürecinde, eğitim modüllerinin yerel okullarda nasıl kullanılacağı ve dijital platformun erişim düzeyi de önemli bir soru işareti.
Kaynak: Orijinal Haber