Uzmandan sıcak hava uyarısı: Tansiyon ilaçlarını kendi kararınızla değiştirmeyin

08.08.2026 - 11:50
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Sıcak havalarda kalp ve damar sistemi üzerindeki baskı artıyor, özellikle hipertansiyon ve kronik kalp hastalığı olanlar için tehlike oluşturuyor. Medical Park Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Cengiz Başar, “Vücut ısısını düşürmek için damarlar genişler, kalp daha hızlı çalışır ve terleme yoluyla dışarıya ısı atmaya çalışılır. Bu süreç kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi bir adaptasyon baskısı oluşturur” dedi.
Sıcaklığın yükselmesiyle birlikte damarlar genişler, bu da kan basıncında dalgalanmalara yol açar. Başar, “yüksek nemde terlemenin sıvı kaybını artırdığı ve tansiyonun düşmesine sebep olabileceğini” belirtti. Ancak yoğun sıvı kaybı, vücudun kendini yeterince soğutmasını engellediğinde, stres yanıtı tetiklenerek tansiyonun aniden yükselebileceği ve hipertansif krizlerin ortaya çıkabileceğini söyledi.

Yaz aylarının başında doktor kontrolünün önemine dikkat çeken Dr. Başar, “kış aylarında uygun gelen ilaç dozu, yazın damarların doğal olarak genişlemesi nedeniyle fazla gelebilir ve tansiyonun tehlikeli seviyelere düşmesine neden olabilir” dedi. Özellikle idrar söktürücü içeren ilaçların sıvı kaybını artırabileceğini, ancak hastaların kendi başlarına dozlarını azaltmamalı ya da ilacı bırakmamalı olduğunu vurguladı.

Terleme sırasında suya ek olarak sodyum, potasyum ve magnezyum gibi mineraller de kaybediliyor. Başar, “bu kayıp kalbin elektriksel sistemini etkileyerek çarpıntı ve ritim bozukluklarına neden olabilir” diyerek, tansiyon hastalarının yaz aylarında ortalama 2,5-3 litre su tüketebileceğini belirtti. Ancak ileri evre kalp yetersizliği veya böbrek hastalığı olanların fazla sıvı tüketmesinin vücutta sıvı birikimine ve akciğer ödemine yol açabileceğini ifade etti.

Sıcak havalarda ortaya çıkan baş dönmesi, göz kararması, bayılma hissi, kulak çınlaması, ense ağrısı, göğüste baskı veya ağrı, düzensiz çarpıntı, aşırı halsizlik ve dikkat dağınıklığı alarm işaretleri. Bu belirtileri yaşayan kişilerin serin bir ortama alınması ve gerekirse sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini söyledi.

Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması gerektiğini belirten Başar, “zorunlu hallerde gölgede yürünmesini, açık renkli ve bol kıyafetler giyilmesini, şapka kullanılmasını ve yanına mutlaka su alınmasını önerdi” dedi.

Sıcak-soğuk geçişlerinin kalp ve damar sistemi açısından risk oluşturabileceğini belirten Dr. Başar, “35-40 derece sıcaklıktan çıkıp 18 dereceye ayarlanmış klimalı ortama aniden girmek damarların hızla büzüşmesine neden olabilir. Bu durum tansiyon krizlerini, koroner damar spazmlarını ve kalp krizini tetikleyebilir” diyerek, klima sıcaklığının 22-24 derecenin altına indirilmemesi gerektiğini hatırlattı.

Yaz döneminde beslenmeye de dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Aşırı tuzlu ve yağlı yiyeceklerden uzak durulması, alkol ve kafein tüketiminin sınırlandırılması önerildi. Maden suyu tercihinde etiket bilgilerinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirten Başar, “sodyum oranı düşük, magnezyum ve kalsiyum içeriği yüksek ürünlerin tercih edilmesini önerdi” diyerek, aromalı maden sularının ilave şeker, tatlandırıcı ve katkı maddeleri içerebileceğini uyardı.

Yaz döneminde tansiyon kaynaklı acil servis başvurularında artış görüldüğü bildirildi. En sık çarpıntı ve ritim bozuklukları, tansiyon düşmesine bağlı bayılmalar, sıcak çarpması, sıvı kaybı ve hipertansif krizlerle karşılaşıldığını belirtti.

Kalp ve tansiyon hastalarının sıcak havalarda daha dikkatli olması, ilaçlarını doktor kontrolü dışında değiştirmemesi ve aşırı sıcaklarda gerekli önlemleri alması önemli. Bakalım bu uyarılar ne kadar etkili olacak?

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap